Monday, May 7, 2012

may madness - for the last time..

burdaki 6. ve son maymadness festivalini de boyle tamamladik. Is-guc arasinda cok da gitmeyi planlamiyordum ama gelen hocalara karsi koyamadim: Mrt-Mchelle ve Marika-Mauro.. Marika'dan daha once ders almistim o yuzden o beklenen gibiydi. Mrt'la tanismak cok istiyordum, dansini gormek, izlemek. Milongalara gidemedigim icin "show" kismini gormedim ama gorecegim kadarini gordum..

Kendi dusuncelerimi yazmasam da olur ama soyle birsey oldu ki, son gun olan bugun ders sonrasi olan milongacik da, kendisi ile dansedebildim :) Hayatimda ilk defa bir instructor ile dansetmis oldum boylece. Bekledigim kadar nefes kesici degildi aslinda, havalarda ucmadim ama ne olacak ki zaten. Bence onun dansinin tadini cikarmak icin daha iyi follower olmak lazim zaten, SLOOOOWWW DOWNNNN edebilmek lazimm..

Bu arada Ciro ile dansettim, iki tanda.. Inanilmazdi.. 6 sene once de kendisiyle dansetmeyi cok seviyordum, o zamanlar sanki ayaklarimi yerden kesiyor, boyle bir kontrolsuzce ucuyor gibi hissediyordum. Simdi ise kontrol bende, ayaklarim yerde ama sanki surtunmesiz ortamdayim gibi, hersey oluveriyo ve ben kendimi yapmis buluyorumm.. Hani onun da zayif yanlari var, mesela acik tutusta o kadar saglam deildi farkettim.. Ama close embrace icinde oyle guzel geliyor ki, kendini dunyanin en iyi danseden kadini saniveriyorsun, dunya yokoluyo.. Mutlu oldugunu hissediyorsun, aynen 6 sene once, haftanin mutlulugunu onla dansetmekte buldugum gibi..

Sunday, April 29, 2012

existence :)

Yeni birsey degil duyduklarim ama ikisi ayni gece onume konunca tekrardan hosuma gitti, bir varligim, bir etkim oldugunu bilmek guzel geldi. Oncelikle Marcel'den geldi, dedi ki 'Dun Dennis senin ile nasil tanistigini anlatti, yanlis sinifa girmis, sen de ordaymissin'. Eski anilari ve bunlari hatirlamayi cok seven ben, benim gibi birinin olmasina ve bunun anlatilmasina, ortamda yokken adimin gecmesine sevindim :) Uzerine Nikos bey'in annesi ile tanistim. O da beni, 'bugun tangoya devam ediyorsam, sebebi bu kiz' diye tanitti. Hosuma gitti ne yalan soyleyeyim, 6 yildir oyle yada boyle dansettigim, belli bir samimiyetin onune gecemesek de dans ederken en rahat ve keyifli dansettigim insanlardan biri olan bu adamin hayatinda kalici bir etkim olmus olmasi, her duydugumda hosuma gidiyo..

Insan kaybedince anlarmis ya degerini.. Cogu seylerde ben kaybetmeden, belki kaybedecegimi anladigim zaman gerceklesiyor bende. O yuzden burdaki tango komunitesi, bu insanlar konusunda daha duygusal olabiliyorum. Ayrilinca burdan, bi daha gorur muyum, istanbul yada baska bir festivalde karsilasir miyiz.. Kim bilir.. Garip bence, 6 yil boyunca her hafta gordugun insanlari belki de bir daha hic gormeyecek olman..

Buradaki tango kominitesini ozleyecegim, simdiden soyluyorum. Hatta bana bi daha bu kadar rahat olabilecegim bi kominitede olmayacagim gibi geliyor. Ozellikle turkiyede bu keyif olmazmis hissi var. Bakalim, gorecegiz ;)

Dun aksamki keyifli milonga sonrasi, tangoya, 6 yillik tutkuma selam olsuuun - iyiki varsin!!

Wednesday, April 25, 2012

nice talk..

http://annarborcalling.com/2012/04/tango-takeover-bringing-partner-dance-back/

Tuesday, April 24, 2012

Friday, April 6, 2012

6sene..

6 seneyi doldurmusum tango dunyasinda.. Hatta 1 ay bile gecmis uzerinden.. Hala ogrenecek cok sey var, hala sasiracak ve heyecanlanacak seyler var. Son 6 yilda, destek noktam, kahkahalarim, yurek hoplamalarim, uzuntulerim, hepsinin icinde vardi tango..

Ve bunu demisken, dunku derste-pratikte beni (yine) sasirtan sey: Nasil karsindaki insani tanimiyorken, hatta bazen gunluk hayatta yaklasmayacakken, konusmayacakken, dans icinde sanki onunla cook yakinmissin gibi dansediyor ve hissedebiliyorsun. Belki bu benim, belki ben tangonun icindeyken icimdeki kisiselligi tamamen kenara koyup, karsimda ve dibimde duran kisiyi (kim oldugunu dusunmeden), muzigi ve ikimiz arasindaki muziksel iletisimi dusunuyor ve hissediyorum. An geliyo, karsimdaki ile dunyanin en iyi uyumu oldugunu dusunuyorum ama gozumu acip gordugum kisi konusunda aslinda hic de olumlu seyler olmuyo aklimda. Hani hep denir ya, tangonun fiziksel yakinligi ve tutkusu ve aslinda karsindakine duyma ihtimalin olan "duygular".. Dun tekrar dusundum bunu da, kesinlikle hissettigim yogun birsey olabiliyo, hatta bir cekim de olabiliyo ama kesinlikle karsi cinse duyulan bir cekim gibi degil. Bambaska birsey bence.. Bilmiyorum herkes mi boyle goruyo, ki cok da sanmiyorum ama ben boyle gormekten hissetmekten mutluyum :)

BIr baska enteresan konu ise, tangonun nasil karakterini yansittigi. Daha evvel nasil karsi tarafi taniyabileceginden bahsetmisstim sanki. Dun benim de karakterimi isin icine farketmeden koydugumu farkettim :) Amazing :)

Friday, March 30, 2012

volcadas - once again

Temel noktalar var, ustunden gelemedigim:

- Vucudumu "uzun" tutmam lazim. Boylece karin bolgesi buyuyecek (uzayacak) ve karin kaslari calismaya baslayacak. Bu her zaman gerekli ama volcada da ozellikle onem kazaniyo.

- Avik'in vurguladigi bir nokta - ki zor birsey: Gelen lead hizli bile olsa, onu alip azicik emmek gerekiyor, yavaslatmak kadar smoothlastirmak sanki.. Ornek olarak, kolunu havada sallamak ile suda sallamak arasindaki farki verdi. Hani suda da ilerliyo ama biraz yavaslayarak, biraz chewy olarak.. Ama bunu yaparken : to the ground deil, wbove the ground olmayi dusunmek lazim. Bi baska deyisle, hizi benim arttirmamam hatta azicik azaltmam lazim. Zaten ben o direnci gosterirsem, lead de daha kolay ve belirgin olmaya basliyo. Cunku resistance gorunce leader da daha belirgin hareket ediyo.

- Yine tangoyu hayata baglayacagim, hem de bu sefer derinden bir bag kurucam. Bence nasil dansediyorsak, aslinda o bizim karakterimiz. Bi insanla dansederken onun hakkinda epey cok sey ogrenebiliriz. Hatta an gelip, dansederken kendimizi bile taniyabiliriz.. Buyuk bir iddia di mi? Mesela ben, sevdigim seyi dusunmeden yapan, tartmayan bir adamim, ama emin degilsem yapmam acaaaip zor oluyo.. Eee, tangoda da bi milonga bi volcada olsun, kaskati kesiliyorum, o yumusakliktan, rahatliktan hicbirsey kalmiyo. Cunku o danslarda icimden gelmeyen, "yapmam gereken", "olmasi gereken" seyler oluyo ve bu durum beni geriyoo. Oysa cogu insan seviyo milongayi, cunku rahat biraksan giden, oynak-kivrak birsey.. Benim hayatta en beceremedigim sey: her acidan..

Mesela erkekler neden seviyo tangoyu, hem de onlar icin bu kadar zorken? Cunku kontrol onlarda, onlarin elinde yada onlarin elinde olduklarini saniyorlar :) Oyunun kurali oole gosteriyo. Ve isterlerse bizlere (followerlara) yanlis oldu, boyle yapma, olmadi diyebiliyorlar. Eger gercek bir centilmen deillerse tabii. Var bir grup adam, asla sana "yanlis" yada "kotu" demiyo, ama kibarca anlatiyo derdini.. O zaman anliyorsun iste onlarin da nasil insanlar oldugunu.. Hirsli adam, ogrenmeye calisiyo, olmayinca sinirleniyo.. rahat adam, yapabildigi kadari ile zevk aliyo. Duygusal adam, sakin-icten dansediyo.. Deli-dolu olan hoplayip-zipliyoo.. Kesinlikle dansettigin kisiyi %45 falan taniyorsun, hani abartip %60 demedigime dua edin :)

Soylemeyi unuttum, yine Avik ile dansimizda kikirdasmalar falan oldu.. Pratiklerdeki danslarda cok daha rahat oluyorummm. Milongalarda gerilip kaliyoruum :)

Sunday, March 25, 2012